18 Şubat 2015 Çarşamba

KİTAP YORUMU: DUMAN VE KEMİĞİN KIZI - Laini Taylor


Kitap Adı: Duman Ve Kemiğin Kızı
Yazar: Laini Taylor
Yayınevi: Artemis
Sayfa Sayısı: 435
Etiket Fiyatı: 20 TL


Herkese merhaba!!! Harika bir fantastik kitapla karşınızdayım: Duman ve Kemiğin Kızı. Bu kitabı bayağı önce almıştım aslında ama bir arkadaşım o kadar da iyi olmadığını söyleyince biraz itelemiştim açıkçası. Ama yok, gerçekten çok güzel bir kitaptı.

Yaratılan dünya bence çok orijinal özellikle de esas kız karaktere BA-YIL-DIM!! Ben de bir ara saçlarım koyu mavi olsa nasıl olurdu diye düşünmüştüm ve birden Karou ile öyle tanışmak kıza iyice hayran kalmamı sağladı. Tabii, dövüş yeteneği, resim yeteneği... Karakterlerimizin ne kadar muhteşem olduğuna değinmeden önce konuyu anlatsam daha iyi olacak sanırım.

Esas kızımız Karou kendini bildi bileli iki hayatta da var olmaya çalışıyor. Normal bizim bildiğimiz insanların dünyasında-Prag'da- bir güzel sanatlar öğrencisi, harika bir resim yeteneğine sahip, mavi saçları, dövmeleri ve tuhaf kolyesiyle dikkat çeken ama ortadan sıklıkla kaybolmasıyla gizemli ve biraz da belalı bir hava yayan çok güzel bir kız. Tek ve en yakın arkadaşı Zuzana dışında, eski erkek arkadaşı olan Kaz'da hayatında sürekli yer alan nadir insanlardan biri ama maalesef hiçte iyi biri değil. Karou onu terk ettiğinden beri bizim egosu bir yerlerinde olan Kaz'da sürekli Karou'yu kafalamaya çalışıyor. 



Diğer hayatıysa...eh, biraz karışık. Bebekliğinden beri onu büyüten, seven Kimeralar'la zaman geçiriyor. Kimera ne mi? Yarı insan yarı hayvan gibi düşünün. Bu Kimeralar'dan biri olan Brimstone'un açtığı geçitler sahesinde iki hayatı arasında yolculuk yapabiliyor,ondan aldığı  dilekçiklerle minik dileklerde bulunabiliyor. Brimstone dışında, Kishmish ve İssa'da onun için aileye en yakın şey ve onları gerçekten çok seviyor. Ama bu sevgi maalesef aralarında sır olmasına engel değil. Karou Brimstone için diş -bildiğiniz diş- topluyor ve bunu neden yaptığı hakkında tek bir fikri bile yok, sürekli gittiği Brimstone'nun evinin tam olarak nerede olduğunu bile bilmiyor. Bazen kendi ismi bile ona yabacı geliyor, kendini hep bir eksik hissediyor.


Kendi hakkında bilmedikleri yetmezmiş gibi çok daha büyük bir bilinmemezlikle daha karşılaşıyor. Bazı kapıların üzerinde yanık el izleri bulunmaya başlıyor ve her geçen gün bunun sayısı artıyor. Bazı insanlar melekleri gördüklerini iddia etmeye başlıyorlar. Ve işte dananın kuyruğu kopma noktasına geliyor!!

Brimstone'nun görevlerinden birinde olan Karou bu meleklerden biriyle karşılaşıyor ve canını zor kurtarıyor, o günden beri de Kimera ailesinin ondan sakladığı sırlar üzerinde daha çok kafa patlatmaya başlıyor.

Peki şimdi bu melek kim? AKİVAAAA!! <3 Tahmin edeceğiniz gibi başlarda hiçte sıcakkanlı bir melek değil kendisi. İntikamdan başka bir amacı olmayan, derin bir acı içinde yuvarlanıp duran bir adam o. Göreviyse her bir meleğin nefret ettiği Kimera ırkını ortadan kaldırmak. Başta Akiva'yı duygusuz ve soğuk biri olarak görebilirsiniz ama kitapta onun bakış açısına geçtiğimizde çektiği acıları görüyoruz, ama onun hakkında hala çok büyük bir gizem var ve bunu tabii ki de size söylemeyeceğim.

Akiva, görev başındayken Karou'yu görüyor ve kız onda büyük bir merak uyandırıyor, bir süre onu izliyor ve Brimstone için diş topladığını gördüğünde düşmanı olduğuna karar veriyor ki bu ona yanlış geliyor, Karou böyle bir kötülüğü yapamayacak kadar masum geliyor ona. Hani, Karou canını zor kurtardı demiştim ya, işte aslında Akiva ona izin veriyor. Kısmen masum olduğunu düşündüğünden kısmen de ona bir şekilde tanıdık gelmesinden.
Aynı şekilde Karou'da Akiva'yı tanıdığı hissine kapılıyor ve bu his, onları ayırmaya çalışan diğer her şeye rağmen, yakınlaşmalarını sağlıyor.



Ya süper bir kitaptı, okuduğum en iyi fantastik kitaplardan biriydi. Yaratılan dünya çok güzel. Normal melek ve şeytanı alıp atıyor ve önümüze yepyeni bir şey koyuyor. Gizem her yerde. Her şeyden şüpheleniyor, kitap boyunca teoriler üretiyorsunuz, kitabın ilk sayfalarında bile sırlar cirit atıyor ve siz de her birini bulmak için sayfaları hızla çeviriyorsunuz.

Akiva'nın ve Karou'nun bakış açılarından kitabı okumak size gerçekten çok şey veriyor. İkisi de farklı bir tür ve bu iki aşığın -eh artık spoiler olmasın yani- ağzından okumak, onların kalplerinden birbirlerini görmek gerçekten çok iyi.

Kitap başından beri çok akıcı bir dille yazılmış, sayfalar uçuyor resmen, karakterler muhteşem ve özgün. Akiva'nın o buruk yanı sizinde kalbinizin acımasına sebep oluyor. Özellikle kitabın sonları çok etkileyiciydi, kalbinize kalbinize geliyorlar...

KESİNLİKLE ÖNERİYORUM, okumanız gerek, bende hemen alışveriş listeme serinin ikinci kitabı olan Kan Ve Yıldız Işığı Günleri'ni ekliyor, güzel bir kar tatili geçirmenizi umuyorum. İstanbul'da bile bu kadar kar olması süper ya :D Resmen karış karış :D <3 Hepinize iyi okumalar, bir sonraki yorumda görüşmek üzere :D 

PUANIM: 5/5

Bunlarda kitap için yapılan tanıtım videoları:





Bunlarda serinin orijinal kapakları ve ülkemizdeki kapakları:

   


Serinin üçüncü kitabı henüz ülkemizde çıkmadı, o yüzden sadece orijinal kapağı:




4 yorum:

  1. Serinin yurt dışı kapakları daha güzel :(
    Bu arada baştan söyleyeyim serinin ikinci kitabı ilkinden daha kötü :D Beklentini yüksek tutarak başlarsan hayal kırıklığına uğrayabilirsin :(

    YanıtlaSil
  2. Ya hep yurtdışı kapakları daha iyi oluyor keşke bizde de orijinal kapak çıksa :( ilk kitabı cidden çok beğendim, bittikten sonra da hemen senin blogtan ikincisinin yorumunu okudum oradan da bir parça beklerim düştü ama ikinciyi çok merak ediyorum aslında ben ondan bayagi bir aksiyon beklemistim ya :( birincinin sonu zaten çok fenaydı ikinciyi almazsam çatlarım ama uyardığın iyi oldu çünkü benim beklentim ciddi anlamda yüksekti :D

    YanıtlaSil
  3. Bence ikincisi daha iyiydi.Gerçi kişiden kişiye değişir ama ben ikinciyi daha çok beğendim çünkü hiç beklemediğim şeylerle karşılaştım.Başlarını biraz sıkıcı bulabilirsiniz belki ama o son sayfalar var ya onlaaar!!!Okurken yerimde duramadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir serinin kitaplarını karşılaştırmak benim için hep zor oluyor :( Serinin ilk kitaplarını çoğu zaman daha çok severim, o dünyayla ve karakterlerle tanıştığımız ilk anlar hep ayrı bir büyüleyici geliyor bana <3 Kan ve Yıldız Işığı Günleri kesinlikle harika bir kitaptı, dediğin gibi sonları... kadın uçmuş gerçekten <3 Fakat ilk sayfalardaki tempo düşüklüğü beni hayal kırıklığına uğratmadı desem yalan olur :(

      Sil