30 Ağustos 2017 Çarşamba

KİTAP YORUMU: AV DÖNENCESİ - BÜŞRA TORAMAN II YORUM + ALINTILAR


Kitap Adı: Av Dönencesi
Yazar: Büşra Toraman
Yayınevi: Ephesus
Sayfa Sayısı:518

Merhaba!!! Wattpad Kitap Önerilerim 1’de bahsettiğim Kırmızı Başlıklı Kız serisinin ilk kitabı Av Dönencesi’ni Ephesus Yayınları basınca, alıp bir kez daha okumadan duramadım :) Eh yorumunu da girmek için kolları sıvadım tabii.

Ada gittiği kampta ailesini ve nişanlısı Kerim’i kurt saldırısı sonucu kaybediyor. Saldırıdan tek kurtulan kendisi olduğu için büyük bir suçluluk içinde olan Ada, ona acıyan bakışlardan kurtulmak, yaşadığı olaylardan biraz olsun uzaklaşmak için teyzesi ve eniştesi ile beraber Kanada’ya gidiyor.

Ama tabii Kanada’ya giderken aslında yaşadığı trajedinin merkezine indiğinin farkında değil. Ali’nin kardeşi Kerim’inde saldırı hakkında Ada’dan daha fazla bilgi almak için Kanada’ya gelmesiyle ikili olayların perde arkasında çok daha korkutucu gerçeklerin yattığını fark ediyor. Ada ne kadar başta inkar etse de kurt adamların varlığını kabulleniyor ve dahası onların hayatına dahil oluyor. Ailesini ve nişanlısını öldüren kurtlardan intikam almak için ölümle burun buruna, düşmanlarıyla iç içe bir durumda buluyor kendisini.  Ve işin beklenmedik yanı kalbini bu kurtlardan birine kaptırmak üzere.

Önceki yazımda da belirttiğim gibi Facebook’ta güncel olarak yayınlandığından beri takip ettiğim bir kitap. Ve kesinlikle hala daha büyük bir keyif alarak tekrar tekrar okuyabiliyorum. Konuda olayın içeriğine, kurt adamların bu kitapta nasıl bir rol oynadığına çok değinmedim ama kısaca sistemlerinden bahsetmek istiyorum çünkü bence kitabın en çarpıcı yanı kurt adam konusuna getirilen bu farklı bakış açısı.

Uzun zaman önce kurtlar Remus’lar ve Aleut’lar olarak ikiye ayrılıyor. Tahmin ettiğiniz gibi bu iki taraf birbirlerine ölümüne düşman. Remus’lar sistemlerini çok daha vahşi ve karanlık usullerle oluştururken, Aleut’lar artık o vahşiliğin eski çağlarda kaldığını kabullenmiş ve gereksiz yere insan öldürmeye daha az sıcak bakan bir yapı içerisindeler.

Bir de kurtların renklerine göre sınıflandırıldığı bir piramit var. En üstten alta doğru; Ak kurtlar, Kızıl Kurtlar ve Kara Kurtlar. Bu sıraya göre her iki kurt topluluğunda da sıkı bir ayrım var.  Ak kurtlar doğuştan gelen pek çok ayrıcalığa sahipken Kara kurtlar ulaştıkları her bir basamağa canlarını dişlerine takarak gelmek zorundalar.



Daha Tarafsızlar, melezler, Beş Kız kardeşler…. Neler neler var ama ben sadece yüzeysel olarak bu topluluklardan bahsetmek istedim ki klişe bir kurguyla karşı karşıya olmadığınızı anlayın. Kurtlardaki ikilik, oluşturulan kast sistemi ve daha bir sürü ilginç eklemeyle farkını ortaya koyan bir kitap oldu benim için. Oluşturulan bu topluluklar olay örgüsünün de akıcı ve heyecanlı yapısıyla okuyucuya çok kolay, yorucu olmayan bir şekilde aktarılıyor. Kitabın sayfaları birbiri ardına çevriliyor.

Karakterlerde kesinlikle muazzamdı. Ada görmeye alışık olduğumuz çaresiz, mağdur, her daim melankolik bir karakter değil. Kız tabii ki büyük bir acı içerisinde ama yapılması gerekenleri görüyor ve hızlı kararlar alabiliyor. Ayrıca ailesinin intikamını almak için durmaksızın hem beynini hem kaslarını geliştirebildiği kadar geliştiriyor ve harika bir dövüşçü haline geliyor. Böyle güçlü kadın karakterlere bayılıyorum <3

Kitabın ilerleyen kısımlarında tanışacağınız Dawson… adam çok yetenekli bir ressamın elinden çıkmış acı dolu bir tablo gibi. Tabloya bakmak, hikayesini düşünmek bile sizi üzüyor ama o kadar muazzam bir tablo ki bakmadan da duramıyorsunuz. Çektiği acılar ve uğradığı haksızlıklarla güçlenmiş, yalnızlığa mahkum edilmiş bir alfa.  Dawson ve Ada arasındaki aşkta – serinin tamamı göz önünde bulundurulduğunda-  gelmiş geçmiş en destansı aşklardan biri olabilir bence. <3 



Gavin, Murat, Hilary, Peratha, Deborah… hepsi harika işlenmiş özgün ve güçlü karakterlerdi. Aralarındaki arkadaşlık beraber ölüme yürümeyi göze almaları… Özellikle gerçek hayatta Gavin gibi bir arkadaşım olsun çok isterdim :)

Kitapla ilgili sıkıntılarımdan biri silinen kısımların olması. Bazı yerlerde derinliği sağlayan bazı yerlerde güldüren birkaç bölüm silinmişti ki bence kalsaydı çok daha iyi olurdu. Umarım serinin diğer kitaplarında silinme olmaz :( 


Fantastik romantik ve aksiyon severlerin başından kalkmakta zorlanacağı bir kitap. Farklı bir bakış açısıyla kurt adamları okumanızı tavsiye ederim. Harika karakterlerle heyecan verici bir yolculuğa çıkacaksınız. 
ALINTILAR

“Şuna baksana,” dedi Murat, eliyle Ada’yı işaret ederek. “Kırmızı bir pelerin giyiyor, ellerini önünde birleştiriyor ve bir insan Dawson onu yer.”
*****
“Sorun yok. Sakarlık aşina olduğum bir konu değil sadece, derken cebinden çıkardığı mendille ceketini sildi.
“Ben sakar değilim.”
“Ceketim sizinle aynı fikirde değil” dedi adam.
*****
“Bu siyahın olayı nedir?”
“Gavin ve Murat size söylemedi mi?” Ada başını iki yana salladı. “O zaman ben söyleyip kendinizi mahcup hissettirmeyeceğim. Dawson,” dedi elini uzatarak.
*****
Bugün canavarın gözlerine bakıyorum. O beni korkutan ejderha, o beni kurtarmak isteyen savaşçı
*****
“Dawson gibi konuşuyorsun ,” dedi Gavin homurdanarak. “Sahiden ikiniz daha fazla yan yana olmamalısınız.”
*****
“Ben onlar gibi zamanımı Aleut’ta geçirmiyorum. Farklı kaynaklara sahibim ve eğer istersem insanlarla iyi iletişim kurabiliyorum.”
“Bak sen. Neden bunu benim üzerimde denemedin?”
“İletişimimizin iyi olduğunu sanıyordum.”
“Alınma Dawson ama iletişimimiz bok gibi.”
*****
Ada bacağını kaldırdı ve yüzünü buruşturarak ayağını Dawson’ın dizine koydu. “Bu senin unvanına büyük bir darbe indirecek.”
“Unvanımı kurt öldürerek kazandım. Hiçbir şey buna darbe indiremez.”
*****
“Beni deli ediyorsun. Aklındakileri açığa çıkardıktan sonra defolup gideceğin gün, gökyüzünün gece boyunca havai fişeklerle aydınlatıldığından emin olacağım.”
Ada yere atlayarak nefesini bıraktı ve Gavin’e baktı. “Seni yalancı koyun.”
*****
“Ada.” Dawson kendini geri itip yavaşça ayağa kalkarken iç geçirdi. “Son iki yüz yıl içinde tüm rutinimi bozan tek şeysin. Bazen diğerlerinden farklı olmamanı diliyorum.”
“Diğerlerinden farklı olduğuma memnunum.” Dedi Ada. İşinin bitmediğini ve pes etmediğini gösterircesine kitabı alıp okuma koltuklarından birine geçti.
“Bende öyle,” dedi Dawson ama Ada onu duyamayacak kadar uzaklaşmıştı.
*****
“Nasıl yapacağım onu?”
“Aklını kullan.”
“Tamam bir fikrim var.”
Dawson dönüp ona baktı. “Bu kadar çabuk mu? Mucizeler bitmiyor.”
*****
Dawson onu inceliyordu. Başını eğip bacaklarına baktı. “ Silah bandı taşıyabilir misin?”
“Daha önce denemedim,” dedi Ada başını kitaptan kaldırmadan. “Bacaklarıma bakmayı kes.”
Dawson boğazını temizleyip gözlerini çevirdi. “Sadece silah taşıma potansiyelini tespit ediyordum.”
*****
“Dans etmeyi severim. Benimle pratik yapabilirsin.”
“Tabii. Programımızın hangi kısmına eklemek istersin? Ölüm metotları ve yorgunluktan bayılma dersleri arasında beş dakikalık boşluğun var sanıyordum.”
“Neşen beni öldürüyor,” dedi Ada ifadesiz bir yüzle.
*****
“Şuanda çok seksi görünüyorsun.”
Ada kaşlarını çatıp Dawson’a baktı. Evet hakkını vermeliydi ki sahiden iyi görünüyordu. Akşamüstünün loş ışığında dövmeleri karanlık ve derindi. Tarafsızca bile iyi bir fiziğe sahip olduğu söylenebilirdi. Çalışmalarının sonlarına doğru kazandığı enerjisiyle birlikte olduğundan çok daha rahatlamış görünüyordu.
Dawson gülümsemesini saklamak için dudaklarını birbirine bastırırken boğazını temizledi. “Senden bahsediyor.”
*****
“Ne istiyorsun benden?!” dedi Ada yüzüne karşı bağırarak. İki elini birden kullanarak omzundan ittiğinde duvara çarpmasına neden oldu.
Dawson nefes nefese bir halde duvara yaslı kalırken dudaklarını araladı. “Sanırım beni sevmeni.”
*****
“Tanımadığın biri için bile ruhunu geri kazanmasını istersin. Sen böyle birisin ama bana karşı suçlu ya da sorumlu hissetmene gerek yok. Tercih ettiğim şeyi biliyorum.”
“Başka birinin değil senin ruhunu geri istiyorum. Onun bir parçasını gördüm, Dawson ve yok etmene izin veremem. Lütfen.”
*****
“Kalbin çok hızlı atıyor.”
“Bana yaklaşman yavaşlamasını sağlamıyor.”
*****
“Ondan uzak durman lazım.”
Ada devam etmesini bekledi ama Dawson başka bir şey söylemedi. “Bu kadar mı?”
“Basit bir cümle kurdum.”
“Bak sen,” dedi Ada kaşlarını kaldırarak.” Derin bir nefes alıp yavaşça bıraktı. “Seninle başım dertte değil mi?”
*****
“Üstüm kan ve kir içinde ama sen saçlarıma bir şey bulaşmasını önlemeye çalışıyorsun.”
“Saçlarını seviyorum.”
“Beni sevemiyorsun ama saçlarımı seviyorsun öyle mi? Kendine ait bir parçayı kıskanan tek kişi olabilirim.”
“Bende ölü bir adamı kıskanıyorum. Eşitiz bence.

1 yorum:

  1. Bence kitap alıntıları yaparken kitapta hangi sayfada olduğunu da yazmalısın ama teşekkür ederim 2. Kitabı aldığımda ilk kitabın çoğu yerini unutmuştum sayende hatırladım

    YanıtlaSil